İnstagram Üzerinden Satış

instagramSHOP nedir ?

İnstagram Shop veya yaygın adı ile instashop nedir ? ne değildir ? nasıl yapılır ? Tüm bu sorularınıza cevap verebilmek adına mini bir yazı dizisi hazırlama kararı aldık. İşte ilk bilgiler.

instagram üzerinden satış yapmak ?

Bir çok işletme hali hazırda instagram üzerinden ürünlerinin tanıtımını yaparak satış gerçekleştirmekte zaten, Bu satışlarda satış genellikle whatsapp veya havale yöntemi ile sonuçlanmakta. Bazı hesaplar ise web sitelerine doğrudan yönlendirme yapmak istemekte olsalar da instagram link etkileşimine izin vermediği için bunu sağlayamamaktalar.

İyi niyet ile müşterilerine yaklaşan işletmeler olduğu gibi bazen kötü niyetli satıcılar da bu mecraları kötü amaçları doğrultusunda kullanmakta olduğu için müşterilerin sosyal medya üzerinden satın alıma eski güveni ne yazık ki azalmaya başlamıştı.

instagramSHOP

Tüm bu karmaşanın içerisinde instagram cephesinden inanılmaz bir duyuru geldi. Artık instagram üzerinden ticaret, instagram güvencesi ile yapılabilecekti. Yapılabilecekdi ama bunun elbette bazı kural ve şartları olacaktı. Öncelikle bu hizmeti instagram A.B.D. de yayınladı ve yelpazesini yavaş yavaş bütün dünya’ya yaymaya başladı. Ülkemizde ise bu özelliği bazı ülkelere uyguladığı kısıtlı kabül, denetlenen hesap şartına bağlı tuttu.

Denetimli hesap nedir ?

Ülkemizde instagram üzerinden doğrudan satış için bazı e-ticaret firmaları web sitelerine eklenti (yama) uygulaması yaparak öyleymiş gibi gösterseler de instagram üzerinde bu durum tamamen geçersiz olmakta ve istashop özelliği aktif olmadığı belli olmaktdır. Denetim altına alınmış hesap, instagram kural ve şartlarını uygulayan, web sitesi, ödeme alt yapı sistemi ve instagram arasında güvenli bağı kurmakla mükellef olan kurum veya ajanslar vasıtası ile mümkün olmaktadır.

İnternet unutabilecek mi ?

İnternet'in unutabilmesi için düzenleme çalışmaları yapılacak mı ?

Hürriyet gazetesi yazarı ABDULKADİR SELVİ’nin yazdığı köşe yazısında getirilmesi planlanan muhtemel internet düzenlemeleri ile ilgili küçük detaylar paylaştı. SELVİ yazısında ;

“Sosyal medyada yaşanan en önemli sorunlardan birine yeni düzenlemede çözüm getiriliyor. Kişilerin şeref ve itibarının korunması için “unutulma hakkı” getiriliyor.

Geçmişte olumsuz bir konudan dolayı haber olan kişi, daha sonra yeni bir hayat kuruyor. Ancak bu internet ortamında yıllarca kalıyor. Daha çocukları, yakınları ya husumeti olan bir kişi o isimle internete girdiğinde haber karşılarına çıkıyor. Bunun kaldırılması için kimi zaman mahkeme kararları dahi yetersiz kalıyor. Daha sonra aklanan ya da farklı bir hayat kuran insanların mağduriyeti ise sürüyor. Yeni düzenlemede bunun hukuki çerçevesi çizilerek arama motorlarından silinmesi sağlanacak. “

şeklinde paylaştı. İnternet asla unutmaz, sözünün İnternet’de unutabilir olarak değişip değişmeyeceğini gelecek dönemlerde hep beraber göreceğiz. Fakat şahsi görüşümüzü sorarsanız bunun pek de mümkün olmayacağını düşünüyoruz.

İlgili haberlere veya yazılara erişim bir şekilde kısıtlansa da  insiyatif her zaman yayıncı sitede olacaktır. özellikle yurt dışı host edilen sitelerde bu durum sadece erişimin kısıtlanması ile mümkün olacaktır. Bu durumun da yeni bir tartışmayı gündeme taşıyacağı aşikar !..

Türkiye’nin Sosyal Medya Haritası Belli Oldu

Türkiye'deki toplam internet kullanıcı sayısı 62,7 milyonu buldu

Ortalama uyku süresi (8 saat) çıkarıldığında insanların zamanlarının yaklaşık yüzde 40’ını internette ya da sosyal medyada geçirmeyi tercih ettiğini belirten Atalay, “Bu süreler ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir, örneğin Filipinler’de günlük çevrim içi harcama 9 saat 45 dakika iken, Japonya’da 4 saat 22 dakikadır.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin internet kullanım istatistikleri ile ilgili de konuşan Ahmet Hamdi Atalay, Türkiye’de internet kullanıcısı sayısının 62,7 milyon kişiye ulaştığını ve bu sayının nüfusun yüzde 75,3’üne denk geldiğini söyledi. Atalay, cinsiyete göre internet kullanımına bakıldığında ise Türkiye’deki erkeklerin yüzde 81,8’inin; kadınların ise yüzde 68,9 internet kullanıcısı olduğu belirtti.

“İnternette geçirilen sürenin dünya ortalaması günlük 6 saat 43 dakika, Türkiye’de ise bu süre 7 saat 29 dakikayı buluyor.” şeklinde konuşan Atalay, 16-64 yaş arası kişilerin internet kullanım süresine bakıldığında Türkiye’nin araştırmaya dahil olan 42 ülke arasında 12’inci sırada yer aldığını belirtti.

“En fazla kullanılan çevrimiçi platformlara bakıldığında Facebook 1’inci, YouTube 2’nci ve WhatsApp 3’üncü sırada bulunuyor. Instagram 6’ncı, TikTok 7’nci, Snapchat 12’nci, Twitter ise 13’üncü sırada yer alıyor.” şeklinde konuşan Atalay, “Türkiye’de ise YouTube 2’nci, Facebook 3’üncü, Twitter 5’inci, Instagram 6’ncı, Netflix 16’ncı” dedi.

Türkiye’de Facebook’un 37 milyon; Twitter’ın 38 milyon; Instagram’ın 38 milyon, Snapchat’in 7,7 milyon ve Netflix’in 1,5 milyon kullanıcısı olduğunu belirten Atalay, Türkiye’de sosyal medya kullanıcı sayısının 54 milyonu bulduğunu, günde 2 saat 24 dakika olan dünya sosyal medya kullanım süresi ortalamasına karşılık Türkiye’de günde ortalama 2 saat 51 dakikanın sosyal medyada harcandığını dile getirdi.

Müşteriyi Şımartmak

Kargolar ile gönderilen hediyeler, doğru mu ? Yanlış mı ?

E-ticaret’e giren her firma müşteri memnuniyetini arttırma ve olumlu yorum alabilmek adına çeşitli stratejiler uygulamakta. Bunların en başında ise asıl ürün yanında hediye göndermek yer alıyor.

Kimi zaman bir saat yanında gönderilen bileklik, kimi zaman ise parfüm yanında gönderilen bir araç kokusu. Hediyenin boyutu veya değerinin bir öneminin düşünülmediği bir döneme girdiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.  7,5 ₺’ya satılan bir küpenin yanında 3,5₺’ya bileklik gönderme deliliğine dahi girebiliyor firmalar.

Doğru mu ?

Bu sorunun cevabı baktığınız açıya göre değişkenlik gösterebilmektedir. Yeni kurulmuş bir mağaza ilk etapta olumlu müşteri geri dönüşleri toplamak amacı ile bu stratejiyi uygulayabilir, ama maliyet ve ürün fiyat stratejilerini doğru kurmak zorunda. Ürün yanında gönderilen 2₺ veya 3₺’lik hediyelerin pazaryeri fiyat stratejisi belirlerken ürün fiyatından düşülmesi de ayrıca bir etki yaratabilir.

Pandemi ve E-Ticaret Satışları

Pandemi, Türkiye’de hızlı tüketim ürünlerinin satışını arttırdı…

Nielsen, Covid-19 (Koronavirüs) pandemisinin Avrupa ve Türkiye’deki seyrine ilişkin fiziksel ve online satış verilerini paylaştı. Bilindiği üzere Türkiye’de ilk koronavirüs vakası, Sağlık Bakanlığı tarafından 10 Mart’ta açıklanmıştı.

Nielsen, Covid-19 (Koronavirüs) pandemisinin Avrupa ve Türkiye’deki seyrine ilişkin fiziksel ve online satış verilerini paylaştı. Çalışmaya göre Avrupa’da koronavirüs öncesi dönem olarak tanımlanan yılın ilk 8 haftasında, en büyük 15 Avrupa ülkesinde zincir marketlerde sigara ve alkol hariç toplam hızlı tüketim ürünleri büyümesinin yüzde 4 oldu. Nielsen Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan “Bu rakamın, pandemi dönemine tekabül eden müteakip 14 haftada ortalama yüzde 13 olarak gerçekleştiğini görmekteyiz. Çok çarpıcı bir artış gerçekleşti” diye konuştu.

vrupa genelinde ciro artışı bakımından öne çıkan ilk 10 kategori el dezenfektanları (yüzde 689), koruyucu eldiven (yüzde 110), un (yüzde 96), sabun (yüzde 85), işlenmiş et (yüzde 54), ev temizleyicileri (yüzde 49), noodle (yüzde 47), çamaşır suyu (yüzde 47), toz tatlılar (yüzde 41) ve salça (yüzde 41) oldu. Erdoğan, “Bu büyüme rakamlarını, yılın ilk 8 haftasıyla, yani Avrupa’da koronavirüs öncesi döneminin çoğunlukla tek haneli rakamlarıyla kıyaslayacak olursak, koronavirüs gündeminin Avrupa’da bu kategoriler üzerinde ne denli büyük bir etki yaptığını görebiliriz.” dedi.

“Türkiye’de hızlı tüketim ürünleri büyümesi Avrupa’nın üzerinde gerçekleşti.”

Türkiye’de koronavirüs öncesi dönem olan yılın ilk 10 haftasında zincir marketlerde sigara ve alkol hariç toplam hızlı tüketim ürünleri büyümesinin yüzde 19 oldu, takip eden 13 haftalık pandemi döneminde ise bu artışın yüzde 36 olarak gerçekleşti.

Kaynak : MarketingTürkiye

TikTok Kapatılacak mı ?

TikTok hakkında inceleme başlatıldı

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), bugün yaptığı açıklamada TikTok hakkında veri güvenliği açığı iddiaları üzerine inceleme başlattığını duyurdu. 

Edinilen bilgiye göre, Kurul, fotoğraf, video paylaşım ve mesajlaşma uygulaması TikTok hakkında son günlerde basın-yayın organlarında yer alan, “kişisel verilerin korunmasına yönelik veri güvenliği açığı” haberleri ve ihbarlar üzerine harekete geçti. Kurul, TikTok hakkında resen inceleme başlattı.

Kurul daha önce, veri ihlalleri sebebiyle Facebook’a toplam 3 milyon 250 bin lira idari para cezası uygulanmasına karar vermişti.

TikTok hangi bilgilerimize erişiyor?

Habertürk’te yer alan bilgiye göre, dünya genelinde 800 milyon seviyesinde kullanıcısı olan TikTok’un en çok kullanıldığı ülkeler sıralamasında 28.4 milyonluk rakamla 3. olan Türkiye’de TikTok’un veri ihlalinden kaç kullanıcının etkilendiği Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun araştırması üzerine belli olacak.

Reddit’te ortaya çıkan veri ihlali skandalına göre TikTok kullanıcıların şu verilerini topluyor:

– Cihazın tüm donanımı hakkında bilgiler (İşlemci, ekran boyutu, hafıza kullanım oranı, RAM kapasitesi… )

– Kullanıcıların aktif olarak kullandıkları tüm uygulamaların yanısıra geçmişte indirdikleri ancak sonra sildikleri uygulamaların kayıtları.

– Uygulamanın kullanıldığı cihazın bağlı olduğu ağa dair IP adresleri ve Wi-Fi bilgileri.

– TikTok uygulamasının bazı versiyonlarında gözlenen kullanıcı konum erişimine izin vermese bile 30 saniyelik aralıklarla GPS pingi göndererek, konum bilgilerini takip etme.

– Kullanıcının telefon galerisinde yer alan tüm fotoğraf/video gibi tüm medya belgelerine erişim ve bunların farklı cihazlarda görüntülenmesi için kod dönüştürme (transcoding) izni.

– Uygulama kullanılmıyorken bile kullanıcıların kamera ve mikrofonlarına erişim.

– Özellikle yasadığı ve zararlı içeriklerin gizli bir şekilde kullanıcıların telefonlarına yüklenebilmesine yol açabilecek olan uygulamaya, Android sürümünde ‘Zip’ dosyası indirme, açma ve çalıştırma yetkisi verme.

– iOS sürümünde ortaya çıkan ancak gelen tepkiler üzerine ardından erişimi kaldırılan panoya kopyalanan her türlü bilgiyi okuyabilme.

Covid 19 ve Ticaret

Dünya’nın en büyük kitlesel olaylarından birini yaşıyoruz. Yaşananlar hiç de hafife alınacak bir yapıda değil. Dünya’nın çeşitli ülkelerinde sırası ile görülen bu salgın döneminde ülkeler vatandaşlarını korumak amacı ile bir çok sıralı tedbiri almak mecburiyetinde kaldılar. Bu tedbirler kapsamında,

  • Cafe & restoranlar kısıtlı hizmet verdiler.
  • Çoklu çalışan iş yerleri evden çalışma modeline döndüler.
  • Avm ve mağazalar kapandılar.

Peki bu tedbirlerin ekonomi üzerinde ki yansımalarını minimuma indirmenin bir yolu yok muydu ? Elbette vardı. E-Ticaret ile çalışmalarını destekleyen markalar, bu zorlu dönemde tüketiciler ile buluşmaya devam ettiler. Çalışanlarını evden çalışma şekli ile çalıştırmaları daha kolay oldu, Fiziki mağazalarının kapanmasından dolayı kaybettikleri finansal güzü kısmen dahi olsa e ticaret siteleri ve pazar yerleri üzerinden geri kazandılar.

Bu dönem hepimize gösterdi ki her daim yumurtalarımızı aynı sepete koymamamız gerekiyor. Fiziki mağazalarımıza gösterdiğimiz ilgi ve uğraşın aynısını dijital dünya üzerinde de sürdürmemiz gerekmekte. Dijital pazarlama yaparak markanızın dijital varlığını korumanız her daim beklenmedik gelişmeler için hazırlıklı olmanız açısından iyi bir seçim olacaktır.

Kripto para ile alışveriş dönemi başlıyor

Bitay Teknoloji’nin hayata geçirdiği yeni nesil ödeme sistemi BitayPay, alışverişlerde dijital cüzdanlarda bulunan kripto parayla ödeme imkanı sunuyor.

Bitay Teknoloji’nin hayata geçirdiği yeni nesil ödeme sistemi BitayPay, alışverişlerde kredi kartı ya da banka kartı kullanmaksızın dijital cüzdanlarda bulunan kripto paralarla ödeme yapma imkanı sunacak. Türkiye’de yeni bir dönem açan BitayPay ödeme sistemi, alışverişlerinde kripto para kullanmak isteyen herkesin sıfır komisyon ve blokaj süresi olmadan anında ödeme yapmasına imkan sağlayacak. Ayrıca, teknolojiyi yakından takip eden ve kripto paralara yatırım yapanlar, alışverişlerinde temassız ödeme imkanına da sahip olacak.

Her geçen gün kripto paraları kullananların sayısındaki artıştan ilham alınarak geliştirilen BitayPay teknolojisi, hızlı ödeme imkanının yanı sıra geliştirilen yazılım sayesinde, kripto paraların fiyat değişkenliğini sabitleyerek, hem hizmet vereni hem de alıcısını kur farklılığından koruyor.

Tüketiciler, gelecekteki sürdürülebilirlik için teknolojik inovasyonları çok önemli bir unsur olarak görüyor

En son yayınlanan Ericsson ConsumerLab raporu, tüketicilerin sürdürülebilirlik sorunlarına karşı tutumlarını ve teknolojinin tüketicilere daha olumlu bir etki yaratmalarına nasıl yardımcı olacağı hakkında yeni bilgiler ortaya koyuyor.

Fridays for Future hareketi, hükümetlerden, iş yerlerine ve hatta dünya genelinde grev kararı alan öğrencilere kadar, toplumun pek çok kesiminde daha sürdürülebilir yaşamlara nasıl öncülük edileceği sorusunu daha yaygın hale getirdi. Ericsson tarafından yayınlanan ‘Tüketiciler, Sürdürülebilirlik ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ (Consumers, Sustainability and ICT) başlıklı rapor, tüketicilerin bu hareketin neresinde durduğunu, alışkanlıklarının ve eylemlerinin algılarını yansıtıp yansıtmadığını incelerken, Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin potansiyel etkilerini artırmaya yardımcı olacak bir araç olarak görüp görmediklerini masaya yatırıyor.

Dünyanın dört bir yanından 12 binin üzerinde İnternet kullanıcısı arasında yapılan nicel bir araştırmaya dayanan rapor, çevresel açıdan önde gelen sürdürülebilir yaşam tarzlarının şu anki tüketici anlayışını ortaya koyuyor.

Örneğin, yirmi yıl önce beş tüketiciden ikisi hava ve su kirliliği hakkında endişe duyarken şu an bu oran neredeyse iki tüketiciden birine yükselmiş durumda. İklim değişikliği hakkında endişelenen tüketicilerin oranının da yüzde 13’ten yüzde 50’ye yükseldiği görülüyor.

Çalışma, aynı zamanda tüketicilerin çevresel etkilerin azaltılmasında nihai sorumluluğun nerede olduğu hakkındaki düşüncelerini de yansıtıyor. Dünya genelinde her 10 tüketiciden 8’i çevrenin korunmasından sorumlu olarak hükümetleri görüyor. Yaklaşık yüzde 70’i ise vatandaşların sorumlu olduğunu düşünüyor. Araştırma ayrıca, tüketicilerin ortaklaşa bir eyleme ihtiyaç duyulduğunu düşündüklerini ve her 10 tüketiciden 5’inin şirketlerin ve markaların öne çıkarak kendi paylarına düşen sorumluluğu üstlenmelerini beklediklerini ortaya koyuyor.

Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 46’sı teknolojik yeniliklerin gelecekteki çevresel sorunlarla mücadelede kritik öneme sahip olduğunu düşünüyor. Dahası, tüketicilerin yüzde 36’sı sahip oldukları cihazların, çevreye duyarlı bir şekilde yaşama konusunda kendilerine rehberlik etmesini istiyor.

İlginç bir şekilde, teknolojinin gelecekteki sorunları çözmede kritik önem taşıyacağını düşünen tüketiciler, diğerlerine kıyasla daha bilinçli bir şekilde yaşamak için çeşitli Bilgi ve İletişim Teknolojilerine iki kat daha fazla ilgi duyuyor.

Raporu hazırlayan Ericsson Consumer & IndustryLab Kıdemli Araştırmacısı Zeynep Ahmet Vidal, Bilgi ve İletişim Teknolojileri araç ve hizmetlerinin tüketicilerin çevreye olan kişisel etkilerini azaltma çabalarına büyük yardımı dokunabileceğini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Çalışmamız tüketicilerin çevre, sağlık, maliyet veya kolaylık ile ilgili nedenlerden dolayı Bilgi ve İletişim Teknolojilerini günlük yaşamlarında en büyük yardımcı olarak gördüklerini gösteriyor. Ancak Bilgi ve İletişim Teknolojileri iklim değişikliğine karşı alınan önlemler açısından gelecekte birçok inovasyonu hayata geçirme potansiyeline sahip. Ayrıca, servis sağlayıcıların tüketicilerin günlük yaşamlarında daha sürdürülebilir seçimler yapmalarına yardımcı olabilecek yeni çözümler sunmaları için eşsiz bir fırsat yaratıyor.”

ABD, Brezilya, İngiltere, Almanya, İspanya, Rusya, Güney Afrika, Suudi Arabistan, Hindistan, Malezya, Çin ve Avustralya’dan tüketicilerin katıldığı araştırmada örneklem grubu her ülke için 1.000 kişinin katılımıyla oluşturuldu.

20 Üretkenlik Uygulaması

Üretkenlik uygulamaları, adından da anlaşılacağı üzere üretkenlik ve verimlilik seviyemizi artıran, hayatımızı olduğundan daha kolaylaştıran aplikasyonlardır. İhtiyaca göre çeşitli üretkenlik uygulamaları mevcuttur. Alışkanlık takibi yapanlar, organize olmamızı sağlayanlar veya odaklanmamızı sağlayanlar gibi üretkenlik uygulamalarının birçok türü mevcuttur.

Sizin için seçtiğimiz üretkenlik uygulamaları:

  • Todoist
  • Adobe Photoshop Sketch
  • Trello
  • Forest
  • Slack
  • Evernote
  • 1Password
  • Dashlane
  • Things
  • Dropbox
  • Google Keep
  • RescueTime
  • Grammarly Klavye
  • Bear
  • Paper
  • CamScanner
  • Focus-To-Do
  • 24me
  • Google Drive
  • Productive